Banka Hesabının Suçta Kullanılması ve Beraat
Güncelleme tarihi: 5 Ağu
Günümüzde bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen dolandırıcılık (TCK 158/1-f) suçlarında en sık karşılaşılan senaryolardan biri, suçtan elde edilen paranın izini kaybettirmek amacıyla üçüncü kişilere ait banka hesaplarının kullanılmasıdır.
Bazen bir arkadaşlık ilişkisiyle "hesabıma para gelecek, çekip bana verir misin?" şeklinde, bazen de kişinin bilgisi tamamen dışında kimlik ve şifre bilgilerinin ele geçirilmesiyle hesaplar siber suçlara alet edilmektedir. Peki, hesabınıza yasadışı bir para transferi gerçekleştiğinde otomatik olarak suçlu mu sayılırsınız?
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre bu sorunun cevabı net bir "Hayır"dır. Sadece banka hesabının suçta kullanılmış olması, cezalandırılmak için tek başına yeterli değildir.
12.Yargı Paketi İle Yeni Getirilen Lehe Olan Düzenleme
IBAN kullandırma cezası indirimi, kamuoyunda IBAN mağdurları olarak bilinen kişiler için 12. Yargı Paketi ile getirilen yeni bir ceza indirimi düzenlemesidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun dolandırıcılık suçlarını düzenleyen 158. maddesine eklenen fıkraya göre; kişinin suça katılımı, yalnızca kendisine veya başkasına ait banka hesabını, IBAN bilgisini, banka veya kredi kartını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabın kullanılmasını sağlayan bilgi ve araçları haksız menfaat karşılığında başkasına vermekle sınırlı ise, iştirak hükümlerine göre belirlenecek ceza yarı oranında indirilir.
Somut örnekle açıklamak gerekirse: Nitelikli dolandırıcılık dosyasında hesabını kullandıran kişi hakkında 6 yıl hapis cezası belirlendiyse, yeni düzenleme ile bu ceza 3 yıla inecektir. İndirimin amacı, dolandırıcılığı planlayıp yürüten asıl failler ile yalnızca hesabı kullanılan kişilerin aynı ağırlıkta cezalandırılmasının önüne geçmektir.
Söz konusu Kanun maddesi yürürlüğe girmeden önce bu suç nedeniyle yargılaması devam edenler hakkında da indirim uygulanacak, üst mahkemede dosyası bulunanlar için kararlar bozulacak ve ilk derece mahkemelerine gönderilecektir.
Yargıtay Ne Diyor? "Suç Kastı ve Somut Delil Şartı"
Ceza hukukunun en temel prensiplerinden biri "suç kastı"nın varlığıdır. Yargıtay uygulamaları, hesap sahibinin suç kastıyla hareket ettiği; yani paranın yasadışı bir kaynaktan geldiğini bildiği veya bilebilecek durumda olduğu somut delillerle ispatlanmadıkça, o kişiye cezai sorumluluk yüklenemeyeceğini açıkça belirtmektedir.
Kişi hesabını kullandırmış olsa dahi, eğer bu kullanımın "suç işleme bilinciyle" yapıldığı kanıtlanamıyorsa mahkemenin beraat kararı vermesi gerekir.
Mahkemelerin Araştırması Gereken Kritik Noktalar (Emsal Karar İncelemesi)
Bilişim suçlarında eksik inceleme ile verilen cezalar, Yargıtay tarafından bozulmaktadır. Konuya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin (2014/37402 E., 2017/6916 K.) emsal niteliğindeki bozma kararı, yargılama sürecinde nelerin titizlikle araştırılması gerektiğini açıkça listelemiştir.
Bu karara göre mahkemeler; sanığın "Benim suçtan haberim yoktu, paramı çektiler/başkası kullandı" şeklindeki savunmasını çürütmeden ceza veremez. Emsal karara göre yapılması zorunlu araştırmalar şunlardır:
Para Nereden ve Nasıl Çekildi? Havale sonrası hesap hareketleri bankadan istenmeli, paranın kim tarafından, hangi şubeden veya ATM'den çekildiği tespit edilmelidir.
Kamera Kayıtlarının İncelenmesi: Paranın fiziki olarak çekildiği noktalardaki (ATM veya şube) güvenlik kameraları getirtilmeli, parayı çeken kişinin hesap sahibi (sanık) olup olmadığı veya sanıkla bir irtibatı bulunup bulunmadığı netleştirilmelidir.
IP Adreslerinin Tespiti: İnternet bankacılığı üzerinden havale işleminin yapıldığı IP numarası tespit edilmeli, bu IP'nin kime ait olduğu ve sanık ile bağlantısı araştırılmalıdır.
Uzman Bilirkişi Raporu: Tüm bu teknik veriler toplandıktan sonra dosya, bilişim konusunda uzman bir bilirkişiye veya ilgili kolluk birimlerine (Siber Suçlarla Mücadele) gönderilerek teknik bir rapor alınmalıdır.
Yargıtay, bu deliller toplanmadan ve uzman incelemesi yapılmadan salt "hesap senin adına açılmış" mantığıyla verilen mahkumiyet kararlarını hukuka aykırı bularak bozmaktadır.
Bilişim Davalarında Uzman Avukatın Önemi
Banka hesabının dolandırıcılık veya yasadışı bahis gibi eylemlerde kullanılması iddiaları, Asliye Ceza Mahkemelerinde yargılamayı gerektiren, cezai yaptırımları çok ağır olan (hapis cezası) dosyalardır. Bu tür davalarda, yukarıda bahsedilen IP tespitleri, log kayıtlarının istenmesi ve lehe olan teknik delillerin mahkemeye doğru zamanda sunulması hayati önem taşır.
Teknik delillerin toplanması ve Yargıtay içtihatlarının dosyaya entegre edilmesi noktasında mutlaka bir Ankara bilişim avukatı ile çalışmak, telafisi imkansız mağduriyetlerin (haksız hapis cezalarının) önüne geçecektir.
Siber suçlamalar ve ceza davalarında etkin bir savunma stratejisi oluşturmak için Çankaya avukat hizmeti sunan Şerefnur Öksüzler Hukuk ve Danışmanlık ofisimizle iletişime geçebilir, hukuki sürecinizi profesyonel bir temele oturtabilirsiniz.



Yorumlar