top of page

Boşanmada Af Niteliğinde Davranışlar Nelerdir? (2026 Güncel) | Çankaya Boşanma Avukatı

31 Ağu
5 dakikada okunur

Boşanma davalarında tarafların evlilik sürecinde yaşanan olaylara ilişkin tutum ve davranışları, dava sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir. Özellikle eşlerden birinin daha önce yaşanan kusurlu davranışları affetmesi, hoşgörüyle karşılaması veya bu olaylara rağmen evlilik birliğini sürdürmesi, söz konusu olayların daha sonra boşanma sebebi olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği açısından önem taşımaktadır.


Bu noktada uygulamada “boşanmada af nedir?”, “Hangi davranışlar af niteliğindedir?”, “Barışma teklifi af sayılır mı?”, “Affedilen olay boşanma davasında tekrar ileri sürülebilir mi?” ve “Eşini affeden kişi aynı olaylara dayanarak boşanma davası açabilir mi?” soruları sıklıkla gündeme gelmektedir.


Boşanmada Af Nedir?


Boşanma hukukunda “af”, eşlerden birinin diğer eşin gerçekleştirdiği kusurlu davranışı bağışlaması veya bu davranıştan kaynaklanan hakkından vazgeçtiğini ortaya koyan irade ya da davranış olarak değerlendirilebilir.


Ancak burada önemli olan nokta, her olumlu davranışın veya her barışma girişiminin otomatik olarak af anlamına gelmemesidir.


Af bulunduğunun kabul edilebilmesi için olayın koşullarının ve eşlerin sonraki davranışlarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.


Hangi Davranışlar Af Niteliğinde Kabul Edilebilir?

Her somut olay farklı olmakla birlikte, Yargıtay uygulamasında af niteliği taşıyabilecek davranışlar arasında genel olarak;

  • Şiddet veya hakaret sonrasında evliliğe devam etmek,

  • Dava öncesinde veya boşanma davası devam ederken birlikte otele gitmek ya da tatil yapmak,

  • Boşanma davası devam ederken tarafların cinsel birliktelik yaşaması,

  • Önceki kusurlu olaylara rağmen yeniden ortak hayat kurmak,

  • Eşin önceki davranışlarını açıkça affettiğini belirtmek,

  • Yaşanan olaylara karşı hoşgörü göstererek evlilik birliğini sürdürmek

  • Eşlerin yeniden barışması,

  • Daha önce yaşanan kusurlu olayları açıkça affettiğini bildirme,

  • Kusurlu davranışları hoşgörüyle karşılama,

  • Yaşanan olaylara rağmen evlilik birliğini sürdürme,

  • Ortak hayatı yeniden kurma,

  • Tarafların birbirlerine karşılıksız kazandırmalarda bulunması,

  • Devam eden hukuki süreci sona erdirme yönünde davranışlarda bulunma gibi durumlar değerlendirilebilir.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da af niteliğinde davranışların belirlenmesinde barışma, af iradesinin gösterilmesi, hoşgörü ve yaşanan olaylara rağmen evlilik birliğinin sürdürülmesi gibi davranışların önem taşıdığını belirtmiştir.


Ancak bunların hiçbirinin tek başına her olay bakımından otomatik olarak “af” sonucunu doğuracağı söylenemez.


Barışma Teklifi Boşanmada Af Sayılır mı?


Her zaman sayılmaz.

Bu konu, boşanma davalarında af bakımından özellikle önemlidir.

Eşlerden birinin evliliği kurtarmak amacıyla diğer eşe barışma teklifinde bulunması, tek başına daha önce yaşanan bütün olayların affedildiği anlamına gelmeyebilir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun incelediği olayda da kadın eş, fiili ayrılık sırasında evlilik birliğini kurtarmak amacıyla eşine barışma teklifinde bulunmuştur. Ancak erkek eş bu teklifi kabul etmemiş ve taraflar yeniden birlikte yaşamaya başlamamıştır.

Yargıtay bu nedenle söz konusu davranışın af olarak nitelendirilemeyeceğine karar vermiştir.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı: Barışma Girişimi Her Zaman Af Sayılmaz


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu2020/244 E., 2020/881 K.11.11.2020

Somut olayda taraflar daha önce boşanma davası açmış, bu dava reddedilmiş ve karar kesinleşmiştir.


Daha sonraki süreçte kadın eş, fiili ayrılık döneminde evlilik birliğini yeniden kurmak amacıyla eşine barışma teklifinde bulunmuştur.


İlk derece mahkemesi, kadının barışma girişiminde bulunmasını eşinin kusurlu davranışlarını affettiği şeklinde değerlendirmiş ve kadının boşanma davasını reddetmiştir.


Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu değerlendirmeyi doğru bulmamıştır. Kararda, kadının barışma teklifinin iyi niyetli bir ortak hayatı yeniden kurma girişimi olduğu ve karşı tarafça kabul edilmediği vurgulanmıştır. Bu nedenle söz konusu girişimin af olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Hukuk Genel Kurulu da bu yaklaşımı benimseyerek direnme kararının bozulmasına karar vermiştir.


Karardan Çıkan Önemli Sonuç


Bu karar doğrultusunda, eşlerden birinin evliliği kurtarmak amacıyla barışma girişiminde bulunması, diğer eş tarafından kabul edilmediği takdirde tek başına af olarak değerlendirilmeyebilir.


Yargıtay'ın değerlendirmesinde önemli olan, barışma girişiminin gerçekten önceki kusurlu olayların hoşgörüyle karşılandığını gösterip göstermediği ve bunun sonucunda ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığıdır. 


Affedilen Olaylar Daha Sonra Boşanma Davasında İleri Sürülebilir mi?


Eğer somut olayda bir davranışın gerçekten af niteliğinde olduğu kabul edilirse, bu olayın daha sonra boşanma sebebi olarak ileri sürülmesi mümkün olmayabilir.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma davasında af niteliğinde davranışların gerçekleşmesi hâlinde, bu davranışların boşanma davasının reddine gerekçe oluşturabileceği belirtilmiştir.


Bu nedenle boşanma davasında hangi olayların ileri sürülebileceğinin belirlenmesi aşamasında tarafların önceki davranışlarının da dikkatle incelenmesi gerekir.


Eşlerin Yeniden Birlikte Yaşamaya Başlaması Af Anlamına Gelir mi?

Eşlerin yeniden birlikte yaşamaya başlaması, af iddiası bakımından önemli bir olgudur. Ancak burada da olayın tamamına bakılması gerekir.

Örneğin tarafların;

  • Yeniden aynı evde yaşamaya başlaması,

  • Evlilik birliğini fiilen sürdürmesi,

  • Önceki olayları açıkça hoşgörüyle karşılaması,

  • Birlikte ortak bir yaşam kurması

gibi davranışları, önceki olayların affedildiği yönünde değerlendirmeye neden olabilir.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, af niteliğindeki davranış bakımından ortak hayatın yeniden kurulması veya taraflar arasındaki hukuki sürecin sona erdirilmesi gibi önemli emarelerin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.


Af ile Barışma Girişimi Arasındaki Fark Nedir?


Bu iki kavram birbirinden ayrılmalıdır.


Barışma girişimi, eşlerden birinin evliliği devam ettirme veya ortak hayatı yeniden kurma amacı taşıyan iyi niyetli bir girişimi olabilir.


Af ise, daha önce yaşanan kusurlu davranışların bağışlandığını veya bu olaylara dayanma hakkından vazgeçildiğini gösteren bir irade veya davranış anlamına gelebilir.


Dolayısıyla yalnızca “eşimle tekrar barışmak istedim” şeklindeki bir davranışın, olayın diğer koşullarından bağımsız şekilde otomatik olarak af kabul edilmesi doğru değildir.


Af Niteliğinde Davranışlar Nasıl İspatlanır?


Boşanma davasında af iddiasının ileri sürülmesi tek başına yeterli değildir.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında, af olgusunun kabulü için öncelikle bu yönde bir iddianın bulunması ve bunun kayıtsız ve şartsız bir irade beyanı veya affı gösteren tutum ve davranışlarla ispatlanması gerektiği belirtilmiştir.


Bu nedenle;

  • Tanık anlatımları,

  • Mesajlaşmalar,

  • Yazılı belgeler,

  • Tarafların birlikte yaşama durumu,

  • Ortak hayatın yeniden kurulup kurulmadığı,

  • Tarafların sonraki davranışları

somut olayın özelliklerine göre önem taşıyabilir.


Af Niteliğinde Davranış Boşanma Davasını Nasıl Etkiler?


Af niteliğindeki davranışın varlığı, özellikle daha önce gerçekleşmiş kusurlu olayların boşanma davasında ileri sürülmesi bakımından önem taşır.


Ancak burada “af var mı, yok mu?” sorusunun doğru cevaplandırılması gerekir.


Bir eşin yalnızca evliliği kurtarmaya çalışması, karşı tarafla konuşması veya barışmak istemesi ile önceki kusurları gerçekten affetmesi aynı şey değildir.


Bu nedenle mahkeme tarafından tarafların tüm davranışları, olayların zamanlaması ve sonraki süreç birlikte değerlendirilmelidir.


Sonuç


Boşanma davalarında af niteliğinde davranışlar, tarafların daha önce yaşanan kusurlu olaylara dayanarak boşanma talebinde bulunup bulunamayacağı bakımından önemli sonuçlar doğurabilir.


Ancak her barışma girişiminin veya her olumlu davranışın af olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Özellikle evliliği kurtarmak amacıyla yapılan ancak karşılık bulmayan bir barışma girişimi, somut olayın koşullarına göre af niteliğinde kabul edilmeyebilir.


Nitekim incelediğimiz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.11.2020 tarihli, 2020/244 E., 2020/881 K. sayılı kararında da eşin barışma teklifinin karşı tarafça kabul edilmemesi ve ortak hayatın yeniden kurulmaması nedeniyle bu davranışın af olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.


Bu nedenle boşanma davasında affın bulunup bulunmadığının, tarafların yalnızca tek bir davranışına değil, olayların tamamına ve özellikle sonraki tutumlarına göre değerlendirilmesi gerekir.


Çankaya Boşanma Avukatı – Şerefnur Öksüzler Hukuk Bürosu


Boşanma davalarında kusur, af niteliğindeki davranışlar, deliller ve tarafların evlilik sürecindeki tutumları davanın sonucunu doğrudan etkileyebilecek önemli konulardır. Özellikle af niteliğinde davranışın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, somut olayın tüm özelliklerinin ve tarafların sonraki davranışlarının birlikte değerlendirilmesini gerektirir.


Şerefnur Öksüzler Hukuk Bürosu olarak Çankaya başta olmak üzere Ankara genelinde çekişmeli ve anlaşmalı boşanma davaları, kusur değerlendirmesi, nafaka, velayet, mal paylaşımı, ziynet alacağı ve maddi-manevi tazminat konularında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktayız. Boşanma sürecinizde hak kaybı yaşamamak ve somut olayınıza uygun hukuki yol haritası oluşturmak için Çankaya boşanma avukatı desteği alabilirsiniz.


Sık Sorulan Sorular

Boşanmada af niteliğinde davranış nedir?

Eşin daha önce yaşanan kusurlu davranışı açıkça veya davranışlarıyla bağışladığını gösteren tutumlar af niteliğinde değerlendirilebilir. Ancak her olay ayrıca değerlendirilmelidir.

Barışma teklifi af sayılır mı?

Tek başına her barışma teklifi af anlamına gelmez. Özellikle barışma teklifinin karşı tarafça kabul edilmemesi ve ortak hayatın yeniden kurulmaması hâlinde, Yargıtay uygulamasına göre bunun af olarak değerlendirilmemesi mümkündür.

Eşimi affettikten sonra boşanma davası açabilir miyim?

Somut olayda gerçekten af niteliğinde bir davranış gerçekleşmişse, affedilen olayların daha sonra boşanma sebebi olarak ileri sürülmesi mümkün olmayabilir. Ancak yeni olaylar veya sonradan gerçekleşen kusurlu davranışlar ayrıca değerlendirilebilir.

Eşlerin tekrar birlikte yaşaması af anlamına gelir mi?

Ortak hayatın yeniden kurulması af iddiası açısından önemli bir emare olabilir. Ancak bunun otomatik olarak her durumda af anlamına geleceği söylenemez; olayın tamamı değerlendirilmelidir.

Af iddiası nasıl ispatlanır?

Af iddiası, kayıtsız ve şartsız irade beyanı veya affı gösteren tutum ve davranışlarla ispatlanabilir. Tanık anlatımları ve diğer hukuka uygun deliller somut olayın özelliklerine göre değerlendirilebilir.

İlgili Yazılar


Yorumlar


bottom of page