Boşanmada Velayet Davası
- 20 May
- 3 dakikada okunur
Boşanma kararı alan ebeveynlerin uykularını kaçıran en büyük soru, "Çocuğum kimde kalacak?" sorusudur. Toplumda "Çocuk her zaman anneye verilir" veya "Kimin durumu daha iyiyse velayeti o alır" gibi kulaktan dolma, yanlış ve tehlikeli inanışlar dolaşmaktadır.
Eşler arasındaki uyuşmazlığın boyutu ne olursa olsun, Türk Medeni Kanunu ve Yargıtay içtihatları velayet konusunda ebeveynlerin isteklerini değil, sadece ve sadece "çocuğun fiziksel, ruhsal ve ahlaki gelişimini" (çocuğun üstün yararını) merkeze alır.
Mahkeme Velayeti Belirlerken Nelere Dikkat Eder?
Çekişmeli boşanma davası sürerken, hakim velayeti kime vereceğine karar vermek için dosyadaki delillerle yetinmez. Mahkeme bünyesindeki uzman pedagoglar veya sosyal çalışmacılar tarafından bir Sosyal İnceleme Raporu (SİR) hazırlanır. Uzmanlar ebeveynlerle ve çocukla görüşür, ev ortamlarını inceler ve mahkemeye bir tavsiye raporu sunar.
Bu incelemelerde Yargıtay'ın belirlediği yaş grupları ve kriterler şunlardır:
Anne Şefkatine Muhtaçlık Dönemi (0 - 3 Yaş)
Yargıtay'ın en net olduğu yaş grubudur. 0-3 yaş arasındaki bir çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimi için anne bakımına ve şefkatine mutlak surette ihtiyacı olduğu kabul edilir. Annenin işsiz olması, evinin olmaması veya boşanmada "kusurlu" taraf olması bu kuralı kolay kolay değiştirmez. Çok istisnai durumlar (annenin çocuğa fiziksel şiddet uygulaması, ağır akıl hastası olması veya çocuğu terk etmesi) haricinde velayet kesin olarak anneye verilir.
Okul Öncesi ve İlkokul Dönemi (4 - 7 Yaş)
Bu yaş grubunda da çocuğun anne bakımına olan ihtiyacı devam ettiği için velayet genellikle anneye verilir. Ancak annenin çocuğun sağlığını veya ahlaki gelişimini tehlikeye atacak bir yaşantısı varsa, babanın çocuğa daha iyi bir gelecek ve huzurlu bir ortam sunacağı pedagog raporlarıyla ispatlanırsa, velayet babaya da verilebilir.
İdrak Çağı (8 Yaş ve Üzeri)
Yargıtay kararlarına göre 8 yaşındaki bir çocuk, etrafında olup biteni kavrayabilecek ve kendi fikrini beyan edebilecek "idrak çağına" gelmiş kabul edilir. Bu yaştan büyük çocukların velayeti belirlenirken, hakim veya uzman pedagog çocuğu bizzat dinler. Çocuğun "Ben annemle/babamla kalmak istiyorum" şeklindeki beyanı, kendi üstün yararına açıkça aykırı bir durum yoksa, mahkeme için en belirleyici unsurdur.
Sık Yapılan Yanlışlar ve Velayet Efsaneleri
"Maaşım Yok, Velayeti Benden Alırlar Mı?" Hayır. Velayet maddi güce göre belirlenmez. Annenin (veya babanın) çalışmıyor olması velayeti kaybetme sebebi değildir. Mahkeme, velayeti çalışmayan eşe verir, ekonomik gücü iyi olan diğer eşin de çocuğun masrafları için İştirak Nafakası ödemesine hükmeder.
"Aldatan Eş Velayeti Kaybeder." Bu kesin bir kural değildir. Zina (aldatma) evlilik birliğine karşı işlenmiş bir kusurdur; ebeveynliğe karşı değil. Eşini aldatan kişi çok iyi bir anne/baba olabilir. Çocuğun üstün yararı o ebeveynin yanında kalmasını gerektiriyorsa, mahkeme "sen kusurlusun" diyerek çocuğu diğer tarafa vermez. (Ancak sadakatsizlik eylemi çocuğun gözü önünde, onun psikolojisini bozacak şekilde yapılmışsa durum değişir).
Velayet Değiştirme Davası: Velayet Kararı Kesin Midir?
Boşanma davasında verilen velayet kararı ömür boyu değişmez bir karar değildir. Koşullar değiştiğinde ve çocuğun mevcut durumu tehlikeye girdiğinde, velayeti alamayan eş her zaman "Velayet Değiştirme Davası" açabilir.
Hangi durumlarda velayet değiştirilebilir?
Velayeti alan ebeveynin çocuğu diğer eşle görüştürmemesi (Kişisel ilişki tesisinin engellenmesi),
Çocuğun fiziksel, psikolojik veya cinsel istismara maruz kalması,
Velayeti alan ebeveynin hapse girmesi, ağır bir hastalığa yakalanması veya çocuğa bakamayacak duruma düşmesi,
İdrak çağındaki çocuğun, velayetinin diğer ebeveyne verilmesi konusunda ısrarlı ve haklı bir talepte bulunması.
Neden Çankaya Velayet Avukatıyla Çalışmalısınız?
Velayet süreci, mahkemeye "ben çocuğuma daha iyi bakarım" dilekçesi vermekten çok daha öte, psikolojik ve teknik bir savaştır. SİR (Sosyal İnceleme Raporu) uzmanlarıyla yapılacak görüşmelerde nasıl davranılması gerektiği, karşı tarafın çocuğun psikolojisini bozduğuna dair delillerin hukuka uygun şekilde sunulması ve velayet davalarında uygulanan acil geçici tedbir kararlarının alınması ciddi bir hukuki strateji gerektirir.
Ankara Çankaya avukat hizmetlerimiz kapsamında Şerefnur Öksüzler Hukuk ve Danışmanlık olarak; çocuğunuzun geleceğini ve psikolojisini her şeyin üstünde tutuyor, velayet ve çocukla kişisel ilişki davalarınızda titiz ve sonuç odaklı bir hukuki danışmanlık sunuyoruz.
Velayet Davaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Ortak velayet nedir, Türkiye'de uygulanıyor mu?
Ortak velayet, boşanmadan sonra çocukla ilgili eğitim, sağlık ve yaşam alanı gibi hayati kararların anne ve baba tarafından birlikte alınmaya devam edilmesidir. Türk hukuk sisteminde "anlaşmalı boşanmalarda" ve eşlerin ortak talebi halinde mahkemeler ortak velayet kararı verebilmektedir. Ancak çekişmeli ve eşlerin iletişim kuramadığı davalarda mahkemeler ortak velayete hükmetmez.
Velayeti bende olmayan çocuğumu görmemi engelliyorlar, ne yapmalıyım?
Mahkemenin belirlediği görüş günlerinde eski eşiniz çocuğu size teslim etmiyorsa, İcra Dairesi (veya yeni sistemde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri) aracılığıyla "çocuk teslimi" talebinde bulunabilirsiniz. Ayrıca çocuğun diğer ebeveynle görüştürülmemesi, haklı bir "Velayet Değiştirme" davası sebebidir.
Velayeti bende olan çocuğumla şehir veya yurt dışına taşınabilir miyim?
Kural olarak velayeti elinde bulunduran ebeveyn, çocuğun yerleşim yerini belirleme hakkına sahiptir. Şehir dışına taşınmakta hukuki bir engel yoktur. Ancak yurt dışına taşınma kararlarında diğer ebeveynin itiraz hakkı doğabilir; özellikle diğer ebeveynin çocukla "kişisel ilişki kurma (görüşme)" hakkının fiilen imkansız hale gelmemesi için mahkemeden izin alınması veya yeni bir kişisel ilişki planlaması yapılması gerekebilir.



Yorumlar