TÜRK VATANDAŞLIĞI KAZANMAK İSTEYEN BİR YABANCININ BAŞVURUSU HANGİ HALLERDE REDDEDİLEBİLİR?
- Zeynep Öksüzler
- 25 Eyl 2025
- 2 dakikada okunur
Bir yabancının, Türk vatandaşlığını kazanma yönündeki başvurusu reddedilebilir veya kazanılmış vatandaşlığı iptal edilebilir.
Vatandaşlık başvurularının reddedilmesindeki en temel ve kesin nedenlerden biri, başvuranın milli güvenlik ve kamu düzeni açısından sakıncalı bir durumda olmasıdır.
5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesi, istisnai olarak vatandaşlığa alınacak kişilerde "Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak" şartını aramaktadır.
Bu kapsamda, başvuran hakkında yapılan istihbarat araştırmaları sonucunda terör örgütleriyle bağlantısının tespiti, başvurunun reddi veya kazanılmış vatandaşlığın iptali için geçerli bir neden sayılmaktadır.
Kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek durumlar yalnızca terör faaliyetleriyle sınırlı değildir. Başvuran hakkında belirli suçlar nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş olması da bu kapsama girmektedir. Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik'in 72. maddesinin 5. fıkrası, bu durumu somutlaştırmaktadır. Bu maddeye göre, "...taksirli suçlar hariç olmak üzere ertelenmiş, zamanaşımına uğramış, hükmün açıklanması geriye bırakılmış, paraya çevrilmiş veya affa uğramış olsa dahi, altı aydan fazla hapis cezası alanlar Türk vatandaşlığını kazanamaz." Şeklindeki düzenleme ile de vatandaşlık kazanımına engel oluşturan hususlar ortaya çıkmaktadır.
Kanunda düzenlenmiş olan özel başvuru şartlarının sağlanamaması da başvurunun reddine yol açmaktadır. Bu nedenle başvuru yapılırken şartların sağlanıp sağlanmadığı dikkatli bir şekilde kontrol edilmelidir.
VERİLEN RET KARARINA KARŞI NASIL BİR YOL İZLENEBİLİR?
Türk vatandaşlığı başvurusunun reddine ilişkin yapılan idari işleme karşı başvurulabilecek yol, idari yargıda iptal davası açmaktır.
Mahkemeler, idare tarafından verilmiş olan kararı incelerken hem başvurucunun kanunda aranan şartları taşıyıp taşımadığını hem de idarenin takdir yetkisini objektif bir şekilde kullanıp kullanmadığını denetlemekte, ona göre karar vermektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri de davanın usul yönünden doğru açılıp açılmadığıdır. Zira usuli bir hata yapılması halinde davanın reddine karar verilecektir.
İdari işlemlere karşı açılacak davalar kanuni sürelere tabidir. Bu sürelere uyulmaması davanın reddine neden olur. Aynı zamanda, vatandaşlık ve nüfus kayıtlarına ilişkin uyuşmazlıklarda doğru yargı yoluna başvurmak esastır. Bu nedenlerle, idare avukatı desteğinin alınması kişilerin yararına olacaktır.

Yorumlar